AHEF, SAĞLIKTA ŞİDDET VE HAK KAYIPLARI İÇİN BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

Sayın Basın Mensupları ve Sevgili Meslektaşlarım,

Öncelikle burada olduğunuz için hepinize teşekkür ederim.

Sözlerime başlarken ülkemizin yaşadığı tüm zor zamanlarda, doğal afetlerde ve 15 Temmuz hain darbe girişimi gibi tüm olumsuzluklarda her zaman tek bir kalp ve tek bir yumruk olarak halkımızla birlik olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi belirtmek isterim.

Aile Hekimleri 24.000 hekimden olusan dev bir camiadır.

Aile Hekimleri ülkemizde üretilen sağlık hizmetinin 3'te birinden fazlasını, yani yaklaşık 150 milyon yıllık hasta başvurusunu karşılamakta ve koruyucu hekimlik hizmetlerini sunmaktadir.

Bugün sizlerle Türkiye'nin en büyük hekim grubu olan aile hekimlerinin giderek zorlaşan çalışma şartlarını, tükenmişlik durumunu nedenlerini çözümleri ile birlikte paylaşmak istiyorum.

Aile Hekimliğinin tükenmişligine neden olan konuların çoğu ile ilgili düzenlemeler yetkililerle daha önceki görüşmelerimizden sonra bir çözüme kavuşmamıştır.

Bu basın toplantısı ile sesimizi daha yüksek bir tonda duyurmak istiyoruz!

Bundan sonra da söz verilen çözümler ivedilikle hayata geçirilmez ise tüm ülkede meslektaşlarımızın feryatlarını daha iyi duyurabilmek için sesi giderek artan eylem süreçlerini başlatmak zorunda kalacağız!

Bugün kısa bir süre içinde sizlerle üç temel konuyu paylaşmak istiyorum.

  1. Aile Hekimliği neden çok basarılı bir uygulamadır?
  2. Aile Hekimliği neden çıkmazdadır?
  3. Aile Hekimliğinin içinde bulunduğu durumdan çıkmasında çözüm önerilerimiz nelerdir?
  1. Aile Hekimligi neden çok basarili bir uygulamadir?

Aile Hekimligi uygulamasi 2005 yilinda yürürlüge girmis ve çok basarili bir baslangiç yapmistir.

Bugün büyük bir özveri ve askla çalismakta olan tüm aile hekimi arkadaslarim o günden bugüne aktif olarak hiç durmaksizin görevlerini layikiyla yerine getirmislerdir.

2005 yilinda baslayan uygulama 2010 yilinda kademeli geçisini tamamlamis ve hali hazirda ülkemizde aile hekimligi birim sayisi bugün 24 binlere ulasmistir.

Bu süreçte ülkemizde saglik alanindaki olumlu degisimlerden kisaca bahsetmek istiyorum.

Aile Hekimligi Uygulamasi ile ;

  • Asilama oranlari artmistir
  • Anne ölümleri azalmistir
  • Bebek ölümleri azalmistir
  • Koruyucu saglik hizmetleri artmistir
  • Birinci basamakta çalisan hekimler prestijli bir kimlik kazanmistir
  • Bu sistemle vatandaslarimizin memnuniyeti kazanilmis ve kamu saglik sektöründe memnuniyet orani en yüksek alan olmustur.
  1. Aile Hekimligi Neden Çikmazdadir?

Buraya kadar Aile Hekimligi'nin neden çok basarili bir uygulama oldugunu ve neleri basardigini kisaca anlatmaya çalistim.  

Ancak, Zamanla Aile Hekimligi uygulamasi bir tükenmislige dogru yol almaya baslamistir ve bu günlerde bu tükenmisligi derinden yasamaktadir.

Neden tükenmislik gelismistir?

Bunun 3 ana sebebi vardir.

  • Siddet
  • Asiri is yükü ve
  • Hak Kaybi

Aile Hekimleri basta koruyucu hekimlik ve kisiye yönelik tedavi edici hekimlik uygulamasi yapan bir disiplinin mensuplaridir. Ancak zamanla Aile Hekimligi üzerinde çok yipratici bir süreç baslamis ve artik bu tükenme noktasina gelmistir.

Aile Hekimleri Federasyonu Baskani olarak tüm Aile Hekimlerimiz adina açik ve net olarak söylüyorum,

 "Tükendik".

Aile Hekimlerimizin zaman içerisinde;

  1. Is yükü asli görevlerin disina çikarilmis ve arttirilmistir
  2. Yanlis yada eksik bilgiler sebebiyle Halk ile Aile Hekimleri karsi karsiya birakilmistir.
  3. Aile Hekimlerinin gelirleri tedricen düsürülmüs,
  4. Idarecilerin keyfi tutumlarina maruz kalmislardir.

Tek hekim olarak asla verilemeyecek ve sartlari belirlenmemis saglik raporlarinin Aile Hekimleri tarafindan verilmesi istenmistir.

Adli ve defin nöbetleri gibi Bakanlik tarafindan baska türlü çözülemeyen çok sayida görevi üstlenmek zorunda birakilmislardir.

Kamuoyunda "Ben Hekimden Her Seyi Isteyebilirim" ve "Hekim her istedigimi yapmak zorunda" algisi gelismis ve artik neredeyse her gün birçok ilde birkaç hekimimiz basvuran hastasinin fiziksel ve sözlü siddetine maruz kalir hale gelmistir.

Türkiye'de Aile Hekimleri Hastalari tarafindan dövülür hale gelmistir !

2005 Yilinda çok basarili olarak baslayan,

Ilk zamanlarda baska ülkelerce de örnek alinan ve

Az önce ifade ettigim üzere bir çok basariya imza atan Aile Hekimligi artik Tükenmektedir !

Saglikta siddetin en temel nedenlerinden biri, yetkililerin söylemleri ile halkin saglik hizmeti alma konusunda gelistirdigi yanlis bilgi ve anlayislardir.

Bizler Aile Hekimleri olarak bizlere sunulan mevzuata uygun hizmet vermeye devam ederken, yetkililerin saglik çalisanlarinin degerini azaltici ve kamuoyunu yanlis yönlendirici, "her seyi yapacaklar, yapmazlarsa sikayet edin" gibi söylemleri halk ile hekimleri karsi karsiya getirmektedir.

Unutulmasin hekimler de insan hekimlerde bu ülkenin halkidir!

Asil olan ilgili yetkililerin kamuoyunu dogru bilgilendirmeleri, hekimlerin de halka hizmet verme imkanlarini iyilestirmeleridir.

Toplumun iki kesimi olan, halk ile hekimi karsi karsiya getirmek asla kabul edilemez! Dünyada da bunun bir örnegi yoktur.

Biz Aile Hekimleri olarak uzun süredir adeta birer günah keçisine dönüstürülmüs durumdayiz! Hepiniz her gün bir meslektasimizin dövüldügünü duyuyor ve görüyorsunuz. Inanin onlar sadece kaf daginin görünen yüzü. Yasananlarin sadece 1000'de 1'i haber olabiliyor yada duyuluyor. Ve bazisi da maalesef yanlis biliniyor.

Hekimlerimiz her gün onlarca sözlü siddete ve fiziksel siddete maruz kaliyor!

Bunu biz yasiyoruz, biz biliyoruz!

Sesimizi duyun istiyoruz!

Tükendik!....

2005 yilinda Aile Hekimligi uygulamasina ilk defa baslanirken Aile Hekimlerine önemli özlük haklari taninmis, özerk bir uygulama ile baslayan bu sistemde ücretlendirmede de önemli ölçüde iyilestirmeler yapilmisti.  

Bunun hekimleri, Aile Hekimligine geçirmek için bir kandirmaca, adeta tavsana gösterilen bir havuç olarak kullanildigi söylemleri ve uyarilari olmasina ragmen bizler buna ihtimal vermemistik.

Ancak geçen süre içinde üzülerek söylemek isterim ki bu ifadenin dogrulugunu kanitlayan çok sayida gelisme olmustur.

  • Aile Hekimleri'ne asli görevleri disinda birçok farkli is yüklenmesi,
  • Tek hekim olarak yazmasi mümkün ve etik olmayan çok sayida rapor yazmasi istenmesi
  • Ve Aylik Gelirleri Yari Yariya Düsmesi gibi  Aile Hekimlerini zorlayan ve üzen çok sayida gelisme yasanmistir.

Sürekli degisen yönetmelikler ve uygulamalar ile Aile Hekimligi uygulamasi yaz boz tahtasina çevrilmis, idareciler sürekli degisen mevzuati yorumlarken keyfi tutumlar sergileyerek, mobinge varan uygulamalar yapmislardir.

Aile Hekimi basina düsen kayitli kisi sayisi çok fazladir. Dünya standartlarina göre hekim basina düsen kisi sayisi 1.500 2.000 arasinda  olmasi gerekirken, ülkemizde bu rakam yer yer 4 binleri asmaktadir.!

Bu durum sisteme yeni hekimlerin takviyesini gerektirmektedir. Ne ilginçtir ki bu sene 8000 Hekim mezun olmus ve tamami için uzmanlik kadrosu açilmistir. Bu demektir ki bu yilda aile hekimi sayisina hiç bir katkisi olmayacaktir.

Iller arasi farkli uygulamalar yapilmakta ve mevzuat birlikteligi halen saglanamamistir. Basta AHEF olmak üzere Sivil Toplum Kuruluslarinca dile getirilen uygulamanin gelistirilmesine yönelik çözüm önerileri yetkililerce dikkate alinmamaktadir. Bir zamanlar Saglik Hizmeti'nin merkezinde olan Aile Hekimleri, adeta itilmis-ihmal edilmis ve saglik hizmetinin merkezinde görülmeyen bir noktaya getirilmistir.

Diger kamu kurum ve kuruluslari Saglik Bakanliginin haberi bile olmaksizin standartlari belirlemeden saglik raporlari tanimlayabilmektedir.

Sonuç olarak görevi disinda is yüküne maruz birakilarak birer "angarya hekimi"ne dönüstürülen, halk ile karsi karsiya birakilarak halkin gözündeki degeri düsürülen ve siddete maruz birakilan birer "günah keçisi" konumunda kalan, gelir düzeyi yari yariya azaltilarak "kandirilmislik durumuna" düsürülen aile hekimleri önemli ölçüde motivasyon kaybi ve tükenmislik sürecinin son noktalarina ulasmistir.

  1. Aile Hekimliginin içinde bulundugu durumdan çikmasinda çözüm önerilerimiz nelerdir?

Gelinen noktada, Saglik Bakanligimizin ve diger tüm yetkili mercilerin                                Aile Hekimlerimizin bu feryadini,  dolayisi ile "Aile Hekimligi Dernekleri Federasyonu - AHEF"in sesini duymasi ve önerilerini önemseyerek ortak akil ile yol almasinin gerekliligi asikardir!

Ve son durak geçilmeden bu sesinin muhakkak duyulmasi gerekmektedir.

Sunu unutmayiniz;  iyi bir birinci basamak hizmeti olmayan saglik sistemi milli serveti bosa harcar, heba eder.

Biz ülkesini düsünen, halkini ve vatanini seven hekimler olarak milli servetimizin heba edilmemesi için tüm yetkili merciler ile birlikte "Milli Aile Hekimligi Modeli" olusturmayi öneriyor ve bu süreçte tüm yetkililer ile açik yüreklilikle birlikte çalisacagimizi vurgulamak istiyoruz.

Vatandaslarin daha iyi hizmet aldigi,  çalisaninin da mutlu oldugu bize ait bir "Milli Aile Hekimligi Modeli" gelistirilmesi gereklidir.

1- Aile Hekimligi yeniden saglik sisteminin merkezine getirilmelidir.

2- Ülkemiz artik yasli nüfusa dogru kaymistir. Yasli nüfusun risk faktörleri göz önüne alinarak koruyucu tedbirler gelistirilmelidir.

3-Kademeli sevk uygulamasindan baslayarak yönetilebilir sevk zinciri uygulamasina geçilmelidir. Ülkemizin saglik ekonomisi için bu olmazsa olmaz bir sarttir.

4- Günlük pratik çalisma alani sadelestirilmeli, is akis semalari ile ulusal tani ve tedavi kilavuzlari uygulamalarina geçilmelidir.

5- Türk toplumunda düsük olan Saglik okuryazarligi konusu acilen gündeme getirilmeli ve vatandaslarimizin bu alandaki eksiklikleri giderilerek farkindaliklari artirilmalidir.

6- Türk Ceza Kanununda yapilacak bir düzenleme ile ülkemize özel saglik çalisanlarina yönelik siddet suçlarinin caydirici nitelikte olmasi saglanmalidir.

7- Aile Hekimleri üzerindeki is yükü azaltilarak daha çok koruyucu hekimlik, danismanlik, kronik hastalik yönetimi ve periyodik saglik taramalari gibi alanlarda çalismasinin saglanmasi gerekmektedir.

8- Ekonomik unsurlar, özlük haklari, performans uygulamalari, cezalandirmalar saglik çalisanlari üzerinde bir baski ve mobing araci olarak kullanilmamalidir.

9- Saglik sorumlulugu tek tarafli olarak saglik çalisani üzerinden giderilebilecek bir sistem degildir. Kisilerin kendi sagliklari ile alakali sorumluluklari olmali ve kendi sagliklariyla ilgili olarak özendirilmeleri gerekmektedir.

Basta Saglik Bakanligi olmak üzere tüm yetkililere;  

  • Hasta memnuniyetini bilimsel çerçevede göz önüne alan,
  • Yanlis açiklamalar ile Hekimini toplumda günah keçisi haline getirilmeyen,
  • Saglikta siddeti körüklemek yerine önlemek ve halkin bilinçlenmesi için çalismalar yapan ve gerekli mevzuat düzenlemelerini olusturan,
  • Birinci basamak Saglik Hizmetleri'nde bilimselligi ön plana çikaran,
  • Aile Hekimleri ile diger basamaklardaki hekimlerin arasindaki isbirligini ve iletisimini arttiran,
  • Hekiminin memnuniyetini saglik hizmetinin kalitesine etkisinin farkinda olan,

Saygideger Hekim Arkadaslarim ve Degerli Basin Mensuplari,

Birinci basamak saglik hizmeti olmayan bir saglik sistemi yok olmaya mahkûmdur.

Hekimi; dövülen - hakki yenen - her geçen gün üzerine biraz daha is yükü ile baski yapilan, sürekli degisen mevzuatlarla adeta basi döndürülen hekimler ile Saglik Hizmeti yok olmaya mahkumdur. 

Oysa, Birinci basamak koruyucu hekimlik uygulamalari ile insanlarimizin sagliklarinin daha kötüye gitmesi önlenerek toplam saglik gereksinimi %100'ye yakin bir oranda azaltilmaktadir.

Biz Aile Hekimleri olarak, Türk Halkinin bir parçasi olarak, Birer Anne, Birer Baba  olarak diyoruz ki ; 

 

SAGLIK ÇALISANLARIMIZIN CANLARINI VE HAKLARINI KORUYALIM, TOPLUMUMUZUN SAGLIKLI VE KALITELI HIZMET ALMASINI SAGLAYALIM!

BUNU BASARDIGIMIZ TAKDIRDE, TOPLUMUMUZ KAZANACAK - TÜRKIYE KAZANACAK..

MILLI SERVETIMIZ VE DEGERLERIMIZ HEBA OLMAYACAK!

BU BAGLAMDA SAYIN BAKANIMIZDAN DAHA ÖNCE TALEP ETTIGIMIZ  RANDEVUYU TEKRAR KENDISINE HATIRLATIYORUZ..

GELIN BIR OLALIM !

BU ÇIGLIGI DUYALIM!

 

Tesekkür ederim.

 

       Dr. H. Senol ATAKAN

AHEF Yönetim Kurulu Baskani

 

PAYLAŞ: