SAMSUN 2. İDARE MAHKEMESİ ?NÖBET MUAFİYET KARARI? ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

                Aile Hekimlerinin Türkiye’de bu zamana kadar yaşanmayan dayanışma ve direnci her platformda ses getirmektedir.
                Aile Hekimleri gösterdikleri direnci hukuksal mücadele ile desteklemektedir. Artık idare mahkemelerinde en büyük iş yüklerinden biri de “Aile Hekimliği” olmaktadır.
                Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun Ben yaparım; olup biter” anlayışına” karşı artık hemen hemen her konuda davalar açılmaktadır.
                Sağlık sistemi tarihinde yaşanan en büyük fiyasko ünvanını haklı şekilde hak eden “Aile Hekimliği’nde nöbet dayatması” en çok yargıya taşınan konu olmaktadır.
                Kişisel dayatmalara topyekun direnç göstermek için nöbete gitmeme kararlarını yok sayan Sağlık Bakanlığı’nın tüm baskılarına rağmen Aile Hekimleri “iş bırakma kararlarına “ uymaktadır.
                Samsundaki meslektaşımızın “Nöbet muafiyeti” konusunda açtığı davayı kazanması Türkiye Halk Sağlığı Kurumu uygulamalarının yanlışlığını bir kez daha ortaya koymuştur.
                Türkiye Halk Sağlığı Kurumu aile hekimleri için hiçbir çalışan/çalıştırılan grubuna uygulanmayan hukuk normları oluşturmaya çalışmaktadır. Kendi planlamalarına göre bir çalışma sistemi kurmaya çalışmaktadırlar. Ama kanuni bir dayanağı olmayınca mevzuat adı altında çıkarılan tüm mevzuat boşa çıkabilmektedir.
                Sağlık Bakanlığı 5258 sayılı kanuna bir cümle koyarak tüm aile hekimlerine “Zorunlu 8 saat mesai artırımı” yaptığını düşünmektedir. Anayasal çalışma sınırını göz önünde bulundurarak buna “Nöbet” ismi vermektedir.
                Aile Hekimlerini serbest piyasa şartlarının acımasız ortamına atarken ücretlerindeki artışı “Kamu Toplu Sözleşme” rakamlarına mahkum eden Sağlık Bakanlığı aynı toplu sözleşme hükümlerinin aile hekimleri lehine olan hükümlerini görmezden gelebilmektedir.
                Samsun 2. İdare mahkemesi olaya hukuki bir değerlendirme getirerek Sağlık Bakanlığı’nın “oldu bitti” mantığına dur demiştir.
                5258 Sayılı Kanuna eklenen nöbetle ilgili maddenin, hukuki olarak kanun maddesi sayılan ve diğer kanunlar ile çatışması durumunda bu metne uyulacağı hükmü bulunan, toplu sözleşme maddeleri ile çeliştiğini idrak edilmemiştir.
                THSK nun görmek istemediğini mahkemeler ortaya koyarak bu şekilde dayatma zorunlu nöbetin olamayacağını söylemiştir.
                Artık 25 yılın üzerindekiler, kronik hastalığı olanlar, bakmakla yükümlü olduğu yakını olanlar, süt izninde olanlar vb bir sürü meslektaşımız nöbetlerden muaf olacaktır. Aile Sağlığı elemanlarını da hesaba katarsak zorunlu nöbet artık hayal olacaktır.
                Fiili olarak yaşamayan bu dayatma nöbet sistemindeki artık sağlık sistemini tehdit eden ısrar artık bitmeli, sorunlar ve çözüm yolları saha temsilcileri ile görüşülerek yol haritası çizilmelidir.
 

PAYLAŞ: