Kullanılmayan İzin Süreleri Danıştay Kararı Hk. AHEF Hukuki Görüşü

Danıştay 2. Daire'sinin 2016/12199 Esas numarasıyla görülmekte olan dava, 5258 sayılı Kanunun 8. maddesine dayanılarak hazırlanan " Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin "İzinler" başlıklı Geçici 4. ve 2. maddelerinin ve Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 16.04.2015 tarih ve 29328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değiştirilen 6. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında ve 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan bazı ibarelerin iptaline ve yürütülmesinin durdurulmasına ilişkindir. Danıştay 2. Dairesince,  22.12.2016 tarihinde oybirliğiyle hükmolunan kararla dava konusu Yönetmeliğin Geçici 4. maddesinde hukuka uyarlık bulunmadığı görülmüş ve yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmiştir.

5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun "Yönetmelikler" başlıklı 8. maddesinde; "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fiziki ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma denetimine ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Ancak, aile hekimlerinin özlük hakların dokunacak düzenlemeler ancak kanunla yapılabilir. Anayasa'nın 128. maddesi gereğince idarenin keyfi uygulamalarından kamu görevlilerinin korunması gerekmektedir. Aile hekimlerinin izinleri hakkında yönetmelikle yapılan düzenlemelerin yasal bir dayanağı yoktur. Özellikle ilgili yönetmeliğin ". aile hekimliği ve aile sağlığı elemanları tarafından kullanılmayan izin süreleri bir sonraki sözleşme dönemine aktarılamaz." hükmü Anayasa'nın 50. maddesi gereğince Anayasal hak olan dinlenme hakkını ihlal edilmektedir. Dinlenme hakkı hem çalışanın bedenen korunması için zorunlu hem de çalışanın dinlenme sonrası çalışmasının verimi için gereklidir. Dolayısıyla dinlenme hakkının ihlali yalnızca dinlenme hakkı kısıtlanan kişiye zarar vermekle kalmaz aynı zamanda kişinin çalışma verimini de etkilemektedir. Söz konusu husus Anayasa ile korunan dinlenme hakkının ihlalidir.

Yukarıda anılan emsal kararlar ve Anayasa'nın ilgili hükümleri gereğince  kamu görevlisi olan aile hekimlerinin ve aile sağlığı elemanlarının izinlerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği açıktır. Buna göre, 5258 sayılı Yasada aile hekimlerinin ve aile sağlığı elemanlarının izinlerine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı da göz önüne alındığında, söz konusu personelin izinlerine yönelik düzenlemelerin yer aldığı Yönetmeliğin Geçici 4. Maddesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu mahkemece de kabul edilmiştir.

Bu halde mahkemece verilen yürütmeyi durdurma kararı aksi bir karar ile kaldırılıncaya kadar davanın sonuna kadar geçerlidir. Sonuçta dava ret ve dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilirse yürütmenin durdurulması kararı hukuki sonucunu yitirir. Yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, mahkemece izin hakkının düzenlendiği geçici 4. Maddenin yürütmenin durdurulmasına karar verilmekle özellikle ". aile hekimliği ve aile sağlığı elemanları tarafından kullanılmayan izin süreleri bir sonraki sözleşme dönemine aktarılamaz." hükmü geçersiz kalmıştır. Ve Aile hekimleri kullanmadıkları izin haklarının bir sonraki döneme aktarılmasını talep edebilecektir.

AV. TANER ÜZÜM

Doküman Listesi

Dosya Adı Boyut Oluşturma Tarihi Dosya Türü
1. DANIŞTAY KARARI 66,00 KB 5.4.2017 13:11:13 .doc
PAYLAŞ: