AHEF-SAĞLIK BAKANLIĞI GÖRÜŞMESİ

30/6/2021 tarihinde resmi gazete de yayınlanan Aile Hekimliği Ödeme Sözleşme Yönetmeliği ile birlikte hak kayıplarımızın daha da arttığı, hukuka va hakkaniyete uymayan cezaların öngörüldüğü, ulaşılması güç hedefler konularak kamuoyunda yaşatılan algı ile aile hekimlerimizin fiili durumu arasında ciddi farklar olduğu açıktır. Tüm bu olumsuzlukların çözümü konusunda AHEF Yönetim Kurulu tarafından Sağlık Bakan Yardımcımız Sayın Dr. Tolga Tolunay ve sayın Dr. Sebahattin Aydın’dan randevu talep edilmiş, talebe olumlu cevap verilmesi neticesinde 22 Kasım 2021 sabahı her iki bakan yardımcımız ve Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Bürokratları ile bir dizi görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmeye AHEF adına Yönetim Kurulu Başkanı Kemal NOYAN, Genel Sekreter Orhan AYDOĞDU, İkinci Başkan Zafer Tolga İPEK ve Yönetim Kurulu Üyesi Taner BALBAY katılmıştır.

Sabah saat 10:00’da ilk görüşme Sağlık Bakan Yardımcısı Sayın Tolga Tolunay’ın makamında Halk Sağlığı Genel Müdürü Dr. Fatih Kara’nın da katılımıyla gerçeklemiştir.

Görüşmede Sayın Tolunay genel bir iletişim eksikliğinin varlığından söz etmiş, birinci basamaktaki her türlü sorunun çözümü konusunda kendisine ulaşabileceğimizi beyan etmiştir. Kendisine iletişimin Ahef tarafından da önemsendiği, ancak son çıkan yönetmeliğin sahada ciddi moral bozukluğuna yol açtığı, kronik hastalık takibinin Aile Hekimleri tarafından halihazırda yapıldığı ancak yönetmelikle getirilen HYP’nin bu sistemle yapılamayacağı, web arayüzünün gereğinden fazla karışık olduğu, bu sistemin AHBS üzerinden de yürütülebileceği, sevklerin önümüzü tıkadığı, bazı tetkiklere ASM’lerde ulaşmanın zor olduğu, MHRS olmadan bu işin hasta yığılmalarına ve sonucunda sağlıkta şiddete sebep olacağı anlatılmıştır. Ayrıca en önemlisininde bu izlemlerin herhangi bir nedenle yapılamaması durumunda hekimlerin negatif performansla cezalandırılıp maaş kesintisi yaşayacağının kabul edilebilir olmadığı belirtilmiştir. Sayın Bakan Yardımcısı HYP ile ilgili her türlü sistemsel geliştirmeye açık olduklarını, bu konuda AHEF’in kuracağı bir çalışma grubu ile çalışabileceklerini iletmişlerdir.

Sayın Bakan Yardımcısı ve Genel Müdür’e üzerimizdeki yükler alınmadan yeni yükler yüklenmesinin sahada oluşturduğu hoşnutsuzluk anlatılmış, bu doğrultuda sağlık raporları konusunun basitçe çözülebilecek bir konu olduğu hatırlatılmış, çözüm önerileri iletilmiştir. Yine sağlık raporları konusunda da bakanlık yetkilileri ile aynı masa etrafında AHEF’in oluşturduğu bir alt çalışma grubu ile beraber çalışma kararı alınmıştır.

Entegre sağlık tesislerinde 5 nöbete gitmeyen hekimin sözleşmesinin mazereti olsa dahi feshi konusunun hukuka uygun olmadığı hatırlatılmış, örneğin bacağı kırılmış bir hekim arkadaşımızın bile bu durumda nöbete gitmediğinde sözleşmesinin feshedilebileceği hatırlatılmıştır. Tolga Bey bu durumun kesinlikle olmayacağını, sadece gündüz mesaisine gidip düzenli olarak akşam nöbetlerinde rapor alan ya da çalıştığı il dışında başka işlerle meşgul olan hekimlerin var olduğunu, bu maddenin o hekimleri kapsayacağını, aksi durumda maddenin herhangi bir ilde suistimali durumunda kendisinin derhal haberdar edilmesi gerektiğini, gereğini yapacağını ifade etmiştir. Ancak her ne sebeple olursa olsun bu maddenin adil olmadığı, hukuka da uygun olmadığı kendilerine tekraren hatırlatılmıştır.

Aynı yönetmelikle çıkan sosyoekonomik gelişmişlik katsayısındaki değişikliklerin aile hekimi arkadaşlarımızın önemli bir kısmında ciddi gelir kayıplarına sebep olduğu örneklerle anlatılmıştır. Konunun Sağlık Bakanlığı ile ilgili olmadığı söylenmiş, çözüm konusunda maalesef somut bir adım atılamamıştır.

Cari giderlerin mevcut hali ile Aile Sağlığı Merkezlerinin ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaya başladığı, asgari ücrete yapılması muhtemel zam neticesinde ASM’lerin grup düşürme yoluna gidecekleri, bu durumun hem hizmet kalitesinde ciddi bir azalmaya neden olacağı hem de istihdam azalmasına yol açacağı anlatılmıştır. Cari gider artış oranlarının cari giderlerin harcanma kalemlerindeki artış oranlarına endeksli olması gerektiği yahut cari gideri iyileştirmek anlamında geçici bir çözüm olarak seyyanen bir artışın uygun olacağı belirtilmiştir. Bu konu ile ilgili bakanlık tarafından Maliye Bakanlığı adres gösterilmiş olup Federasyonumuz temsilcilerinde oluşan izlenim bu konuda kısa vadede köklü bir değişikliğin olmayacağı yönündedir.

AHEF iktisadi işletmesine AHEF saymanının yetkili olarak atanmasının geçmişte hem yönetmelik hem de 657 Sayılı Kanun uyarınca ticari faaliyette bulunmak başlığı ile soruşturma konusu yapıldığını, ancak fiilen kişinin menfaat sağlayacak bir iş yapmadığı, STK’ların ayakta kalabilmek için iktisadi işletmelere ihtiyaç duydukları, bu konuda gösterilecek iyi niyetin tarafımızı memnun edeceği iletilmiştir. Sorunun çözümüne yönelik yardımcı olunacağı sayın bakan yardımcısı tarafından bizlere iletilmiştir.

Son olarak Aile Sağlığı Çalışanlarının sayıca yetersizliği konusu görüşülmüştür. Öneri olarak kamu dışı ASÇ istihdamının uygun olacağı anlatılmıştır. Bakanlığın bu konuyu ilgilendirecek şekilde PDC doluluk oranlarını %80’den %65 lere indirmekle ilgili çalışmasının tamamlandığı, kısa süre içerisinde resmi açıklama yapılacağı ifade edilmştir. Kamu dışı istihdam konusunda da yine hemfikir oldukları ancak çözümün yine maliye bakanlığında olduğunu söylenmiştir.

Genel itibariyle ilk tanışma ve nezaket ziyareti olması nedeni ile yaklaşık 1 saat süren toplantıda tüm detaylara değinmek mümkün olmadı maalesef. Ancak tüm sorunları müzakere etmek adına iletişimi koparmamak yönünde fikir birliği ile toplantı sonlandırılmıştır.

Ardından sağlık bakan yardımcısı sayın Prof.Dr. Sebahattin Aydın’ın makamında kendisi ve danışmanlarının katılımıyla bir toplantı daha gerçekleştirilmiştir.

Toplantıda Sayın Bakan Yardımcısı koruyucu sağlık hizmetlerinin öneminden bahsetmiş, Federasyonun bilimsel bir eğitim programı ile aile hekimerinin hizmetiçi eğitimine katkıda bulunması gereken bir yapı olması gerektiğini hayal ettiğini, SAHU ile ilgili ise tekrar yeni kadrolar açacaklarını ifade etmiştir. Biz de AHEF olarak SAHU için TUS’un farklı bir müfredatla gerçekleştirilmesini istediğimizi, mevcut sınavın saha gerçeklerinden çok uzak olduğunu anlattık. Sayın bakan yardımcısı konuyu kendilerinin de ÖSYM ile görüştüklerini, sadece aile hekimi için değil TUS’un tamamı için müfredatın değişeceğini, TUS sorularının Ulusal çekirdek eğitim(UÇEK) müfredatını karşılayacak şekilde revize edileceğini iletmiştir..

Sağlık Okuryazarlığı ile ilgili beraber çalışma arzusu her iki taraf tarafından da dile getirilmiş, uzun vadede sağlıkta şiddet sorunsalının çözümü için bir ön adım olabileceği değerlendirilmiştir.

İktisadi işletme ile ilgili sorun yine bu toplantıda da dile getirilmiş ve destek sözü alınmıştır.

Kronik hastalık takibi ile ilgili konunun görüşülmesi esnasında SGK nın ilaç geri ödemesi ile ilgili tutumundan duyulan rahatsızlık dile getirilmiş, Sayın bakan yardımcısının önerisi bir raporlama ile gerekçeleri listelenerek taleplerimizi SGK ile yapacağımız bir toplantıda iletebileceğimiz, arzu edersek bu konuda yardımcı olabileceğini yönünde olmuştur. Zira 5510 sayılı kanunun da SGK ya koruyucu sağlık hizmetlerine destek olma görevi verdiğildiği ifade edilmiştir.

ASÇ personel yetersizliği konusu bu toplantıda da AHEF tarafından dile getirilmiştir. Sayın bakan yardımcısı Sağlık Bakanlığına yakın zamanda 40 bin yeni personel alınacağını, bu suretle bir sonraki bütçe görüşmelerinden önce kamu dışı ASÇ istihdamı ile ilgili yeni bir gelişme beklemediklerini söylemiştir.

Teknik olarak bir Aile hekiminin Bilgisayar başına geçtiği zaman kullandığı AHBS’nin yanında çok fazla farklı web uygulaması ile çok farklı yerlere veri göndermek zorunda olduğu, bu verlerin mümkün olduğunca tek çatı altında toplanması gerektiği, o çatının da öncelikle AHBS’nin kendisi olması gerektiği tarafımızdan anlatılmıştır. Bu konu ile ilgili hazırlayacağımız teknik bir raporu bir komisyon eşliğinde dinleyip müzakere etmeye bakanlık olarak hazır oldukları Sayın Bakan Yardımcısı tarafından tarafımıza ifade edilmiştir.

Karşılıklı iyi niyetli temenniler ile görüşme sonlandırılmıştır.

3. ve son olarak Halk Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı Sayın Dr. Muhammet Çömçe’nin daveti üzerine HSGM binasında Genel Müdür Yardımcısı Dr. Muhammet Çömçe ile beraber Aile Hekimliği Daire Başkanı Sayın Dr. Ayşe Çuhadar Bulut Ve Hukuk ve Mevzuat Daire Başkanı Halil Şen ile toplantıya başlanmış, öğle saatlerinde Hekimevinde toplantıya devam edilmiştir.

Benzer şekilde burada da iletişimin önemine vurgu yapılmıştır. Aile hekimlerinden vatandaşın beklentisi ile bakanlığın beklentisinin farklı olduğu, herkesi memnun etmenin mümkün olmadığı , mevcut işyükümüzün üzerine bu hali ile HYP nin yapılmasının mümkün olmadığı AHEF temsilcileri tarafından tüm detaylarıyla ortaya konmuştur.

Yeni yöentmelikte geçen 5 nöbete gitmeyen entegre sağlık tesisi çalışanı aile hekiminin sözleşme feshi konusu yine AHEF tarafından gündeme getirilmiştir. Maddedeki “görevi başında bulunduğu halde” ifadesi detayına istinaden sorunun gündüz çalışıp akşam rapor alıp nöbete gelmeyen aile hekimleri ile alakalı olduğu söylenmiştir. Her ne suretle olur ise olsun mazeretli işe gelmemenin hukuken cezalandırılmasının mümkün olmadığı kendilerine tarafımızdan iletilmiştir.

Konuşmanın önemli bir kısmı Hukuk Dairesi Başkanı Sayın Halil ŞEN ile iktisadi işletmenin başındaki kişinin sözleşme feshi konusu konuşularak tamamlanmıştır. Ancak bu konuda herhangi bir mütabakat sağlanamamıştır.

Özellikle Sayın Bakan Yardımcılarımızla gerçekleştirilen toplantılarımız son derece nezih bir üslup ile ve ortak çalışma konusunda gerçekleştirilmiş olan mütabakatla sonlandırılmıştır. Görüşmede ele alınan konular ile ilgili alt çalışma grupları aynı gün itibariyle kurulmaya başlanmış olup yapılacak çalışmalarda aile hekimi meslektaşlarımızın bizlere olan desteği son derece önemlidir.

                                                                                         AHEF YÖNETİM KURULU

PAYLAŞ: